Aslan Group
Sektörel

McKinsey: Hürmüz Krizinde Küresel Petrol ve Gaz Arzının Yüzde 14'ü Kesintiye Uğradı

McKinsey Küresel Enstitüsü raporuna göre Hürmüz Boğazı'ndaki kriz döneminde küresel petrol arzının büyük bölümü alternatif boru hatları, ilave üretim ve stok kullanımıyla telafi edildi.

Demiralp Öztürk26 Eylül 20264 görüntülenme
McKinsey: Hürmüz Krizinde Küresel Petrol ve Gaz Arzının Yüzde 14'ü Kesintiye Uğradı

McKinsey Küresel Enstitüsünün "Artçı Etkiler: Hürmüz Boğazı Krizinin Ötesinde Enerji Güvenliği" başlıklı raporuna göre, ABD/İsrail-İran Savaşı öncesinde küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 20'si ile küresel LNG ticaretinin yaklaşık yüzde 20'si Hürmüz Boğazı üzerinden geçiyordu. Rapor, boğazdaki aksamayı modern dönemin en büyük enerji arz kesintisi olarak nitelendiriyor.

Krizin en yoğun döneminde küresel petrol ve gaz arzının yüzde 14'ü sekteye uğradı; bu oran 1970'lerdeki petrol şoklarının etkisinin iki katına, Rusya-Ukrayna savaşının 2022'deki zirve etkisinin ise altı katına denk geliyor. Etkilenen arzın yüzde 91'ini petrol oluştururken doğal gaz tarafında etki daha sınırlı kaldı; küresel LNG ticaretinin beşte biri Hürmüz'den geçmesine rağmen gaz arzının yalnızca yüzde 3'ü doğrudan etkilendi.

Hürmüz'den 2025'in son çeyreğinde günlük yaklaşık 21 milyon varil petrol geçerken, kriz döneminde bu akışın yalnızca günlük 3,3 milyon varillik kısmı sürdürülebildi. Ortaya çıkan günlük yaklaşık 15,5 milyon varillik arz açığının yüzde 35'i, başta Suudi Arabistan'ın Doğu-Batı Ham Petrol Boru Hattı ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin Fucayra hattı olmak üzere alternatif güzergahlara yönlendirmeyle (günlük yaklaşık 4,7 milyon varil) karşılandı; Brezilya, Kazakistan, ABD ve Venezuela'nın ilave üretimi de günlük yaklaşık 500 bin varil katkı sağladı.

Açığın yüzde 20'si küresel stokların kullanılmasıyla (günlük yaklaşık 3,5 milyon varil; bunun 2,5 milyon varili Uluslararası Enerji Ajansı üyelerinin koordineli stok kullanımından, 1 milyon varili Çin'den) kapatılırken, kalan yüzde 45'lik kısım günlük 6,8 milyon varillik tüketim düşüşüyle dengelendi. Bu tablo, tedarik zincirlerinin ve navlun/lojistik ağlarının benzer bir jeopolitik şokta ne ölçüde esnek kalabildiğini gösteren çarpıcı bir örnek oluşturuyor.

Kaynak: Anadolu Ajansı