Hürmüz Krizi, Enerji Güvenliği ile Temiz Dönüşüm Arasındaki Dengeyi Yeniden Gündeme Getirdi
SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi Direktörü Alkım Bağ, Hürmüz krizi gibi jeopolitik gerilimlerin enerji güvenliği kaygılarını yeniden öne çıkardığını, Türkiye gibi ithalata bağımlı ülkelerin bu tabloya karşı daha kırılgan olduğunu söyledi.

Dünya petrol ticaretinin kritik güzergahlarından Hürmüz Boğazı'ndaki geçiş sorunları, enerji arzında kesinti riskini artırırken, ithalatçı ülkeleri alternatif tedarik kaynakları ve stratejik rezerv arayışına yöneltiyor. SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi Direktörü Alkım Bağ, Rusya-Ukrayna savaşı ve Hürmüz krizi gibi jeopolitik gerilimlerin, ABD'deki politika değişiklikleri ve Çin'in temiz teknoloji tedarik zincirindeki hakimiyetiyle birlikte enerji güvenliği kaygılarını yeniden ön plana çıkardığını söyledi.
Bağ, petrol ve doğal gaz piyasalarının jeopolitik gelişmelere duyarlılığının fiyat oynaklığı ve arz kesintisi riskini artırdığını, Türkiye gibi fosil kaynakları sınırlı ve enerji ithalatına bağımlı ülkelerin bu tabloya karşı daha kırılgan olduğunu vurguladı. Kısa vadeli enerji güvenliği kaygılarıyla uzun vadeli fosil yakıt yatırımlarına yönelmenin, ülkeleri kalıcı bir fosil bağımlılığına hapsederek hem ekonomik kırılganlığı hem de ithalat bağımlılığını artırabileceğini belirtti.
İklim krizinin de kendi başına bir enerji güvenliği tehdidi oluşturduğuna dikkati çeken Bağ, sıcak hava dalgaları, kuraklık ve gıda-su kıtlığı gibi sonuçların uzun vadede tedarik zincirlerini de etkileyebileceğini söyledi. Kriz dönemlerinde ülkelerin tedarikçi çeşitlendirmesi, depolama kapasitesi ve atıl yerli üretim gibi kısa vadeli araçlara başvurabileceğini, ancak yeni fosil yatırımlarının aynı hızda sonuç vermeyeceğini ifade etti.
Bağ'a göre Türkiye'de doğal gazın kömürle ikamesi kısa vadede sınırlı bir seçenek olarak öne çıkıyor; bu da enerji tedarik güvenliğinin gümrük ve dış ticaret politikalarıyla birlikte ele alınması gereken çok boyutlu bir mesele olduğunu ortaya koyuyor.
Kaynak: Anadolu Ajansı




