Kızıldeniz'deki gerilim Hürmüz'e alternatif petrol rotalarının kırılganlığını gösterdi
Husilerin Bab el-Mendeb'deki saldırıları, Hürmüz Boğazı'na alternatif olarak gösterilen Petroline ve SUMED gibi güzergahların da güvenlik riskinden bağımsız olmadığını ortaya koydu.

Suudi Arabistan'ın doğusundaki üretim sahalarını Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu Limanı'na bağlayan East-West (Petroline) boru hattı, uzun süredir Hürmüz Boğazı'nı devre dışı bırakan bir alternatif olarak öne çıkarılıyordu. Ancak petrolün Yanbu'dan sonra Avrupa'ya Süveyş Kanalı ve SUMED hattı, Asya'ya ise Bab el-Mendeb üzerinden Hint Okyanusu'na taşınması gerekiyor; bu da güzergahın son ayağını yine deniz taşımacılığına ve bölgesel güvenliğe bağımlı kılıyor.
Yemen merkezli Husilerin ticari gemilere yönelik saldırılarının artması, bu kırılganlığı somut biçimde gözler önüne serdi. Kpler verilerine göre 26 Temmuz'da Bab el-Mendeb'den geçen emtia gemisi sayısı 11'e kadar geriledi ve bu, son ayların en düşük günlük seviyesi oldu.
Saudi Aramco'nun 2018'de devreye aldığı Yanbu Güney Terminali, batı kıyısındaki ihracat kapasitesine günlük 3 milyon varil eklemişti. ABD Enerji Enformasyon İdaresi'ne göre günlük 5 milyon varil nominal kapasiteli Petroline, 2019 düzenlemesiyle geçici olarak 7 milyon varile kadar çıkabiliyor; fakat bu rakam, Yanbu'daki yükleme imkânları, tanker bulunabilirliği ve Kızıldeniz'deki güvenlik koşullarına göre fiilen daha düşük kalabiliyor. Mısır'daki günlük 2,5 milyon varil kapasiteli SUMED hattı da Avrupa sevkiyatları için bir seçenek sunsa da, tankerlerin yine Kızıldeniz'in kuzeyinden geçmesi gerektiğinden riski tamamen ortadan kaldırmıyor.
Uluslararası Enerji Ajansı'na göre Hürmüz Boğazı'ndan günde yaklaşık 20 milyon varil petrol ve petrol ürünü geçiyor ve bunun yüzde 80'i Asya pazarlarına gidiyor; bu da olası bir Hürmüz kesintisinde Asya'ya yönelik sevkiyatların telafisinin büyük ölçüde Bab el-Mendeb'deki güvenli geçişe bağlı kalacağı anlamına geliyor. Bu tablo, küresel navlun ve enerji tedarik zincirlerinin tek bir güvenli koridora indirgenemeyeceğini, Türkiye gibi transit ve lojistik merkezlerinin de bölgesel risklere karşı rota çeşitliliğini yakından izlemesi gerektiğini gösteriyor.
Kaynak: Anadolu Ajansı
LojistikTrabzon Havalimanı Günlük Uçak Trafiğinde Tarihi Rekora İmza Attı
LojistikTHY Teknik, Atatürk Havalimanı'ndaki Yedinci Hangarını Hizmete Açtı
Lojistikİstanbul Havalimanı Avrupa'nın En Yoğun Havalimanı Unvanını Sürdürüyor
Lojistik