Aslan Group
Lojistik

Hürmüz'deki Aksama Asya-Pasifik Ülkelerini Alternatif Sevkiyat Rotalarına Yöneltti

OMSAN Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan aksamanın ardından Asya-Pasifik ülkelerinin ürün sevkiyatında alternatif güzergah arayışına girdiğini, Türkiye'nin Orta Koridor ve Zengezur Koridoru gibi projelerle bu süreçte öne çıktığını belirtti.

Demiralp Öztürk28 Temmuz 20264 görüntülenme
Hürmüz'deki Aksama Asya-Pasifik Ülkelerini Alternatif Sevkiyat Rotalarına Yöneltti

OMSAN Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu, Anadolu Ajansı Yönetim Katı programına katılarak Türkiye'nin lojistik açıdan kritik bir konumda yer aldığına dikkati çekti. Arıburnu'na göre Türkiye, Asya-Pasifik bölgesi ile Avrupa ve Amerika kıtaları arasında adeta bir kavşak noktasında bulunuyor ve bu konum son dönemde yaşanan küresel gerginliklerle birlikte daha da değerli hale geliyor.

Arıburnu, Orta Doğu'daki çatışma ortamının ticaret akışlarını doğrudan etkilediğini, ticaretin her koşulda güvenli bir liman aradığını söyledi. Türkiye'nin güçlü altyapısı ve savunma sanayisindeki ilerlemesi sayesinde bölgenin en güvenilir ülkelerinden biri olarak öne çıktığını vurguladı.

Bu durumun en somut örneğinin geçtiğimiz dönemde Hürmüz Boğazı'nda yaşandığını aktaran Arıburnu, İran'ın boğazdaki lojistik faaliyetleri durdurmasının, sektörün beklemediği ölçüde büyük bir etki yarattığını belirtti. Ona göre bu gelişme, lojistiğin artık yalnızca bir mal hareketi olmaktan çıkıp ülkelerin ekonomik bağımsızlığını doğrudan etkileyen bir konu haline geldiğini gösterdi. Arıburnu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugün Hürmüz, belki yarın Süveyş ya da Panama Kanalı... Özellikle Asya-Pasifik'teki ülkeler, ürettikleri malların tüketim ülkelerine yollanmasında alternatif yollar aramaya başladılar."

Türkiye'nin bu tabloya 2007'den bu yana hazırlandığını belirten Arıburnu, Orta Koridor, Zengezur Koridoru ve yeniden gündeme gelen Hicaz Demiryolu hattının bu stratejinin somut örnekleri olduğunu ifade etti. Demir yolu yatırımlarının hız kesmeden sürdüğünü aktaran Arıburnu, Türkiye'nin artık sadece taşıma modlarının geçiş yaptığı bir güzergah değil, trenlerin ve büyük gemilerin uğradığı, yüklerin feeder gemilerle farklı noktalara, demir yoluyla gelen yüklerin ise başta Afrika olmak üzere geniş bir coğrafyaya dağıtıldığı bir lojistik merkezine dönüştüğünü söyledi. Küresel tedarik zincirlerindeki bu yön değişikliği, Türkiye'nin transit ve depolama hizmetlerine olan talebi artırarak yerli lojistik ve taşımacılık sektörüne yeni iş hacmi yaratma potansiyeli taşıyor.

Kaynak: Anadolu Ajansı