Aslan Group
Dış Ticaret

DEİK Başkanı Yalçındağ: Türkiye AB'nin yeşil dönüşümünde tedarikçi değil kurucu ortak olmalı

DEİK Türkiye-Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, Türkiye'nin AB'ye ihracat payının yılın ilk yarısında yüzde 43,5'e yükseldiğini belirterek bu ilişkinin salt dönemsel talepten öte yapısal bir sanayi entegrasyonuna dayandığını vurguladı. Yalçındağ, Türk sanayisinin AB'nin yeşil ve dijital dönüşüm sürecinde tedarikçi değil kurucu ortak konumuna geçmesi gerektiğini söyledi.

Demiralp Öztürk18 Temmuz 202611 görüntülenme
DEİK Başkanı Yalçındağ: Türkiye AB'nin yeşil dönüşümünde tedarikçi değil kurucu ortak olmalı

DEİK Türkiye-Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, Türkiye'nin Avrupa Birliği ülkelerine yönelik ihracatındaki artışı, kıtadaki sınırlı büyüme, yüksek finansman maliyetleri ve jeopolitik belirsizlikler göz önüne alındığında kayda değer bir performans olarak nitelendirdi. Yalçındağ'a göre Türkiye'nin AB pazarıyla ilişkisi yalnızca dönemsel talebe bağlı bir ihracat trafiği değil; üretim, tedarik, lojistik ve sanayi entegrasyonu bakımından çok daha derin ve yapısal bir görünüm taşıyor.

Rakamlar da bu tabloyu destekliyor: geçen yıl yüzde 42,8 olan AB'nin toplam ihracat içindeki payı, bu yılın ocak-haziran döneminde yüzde 43,5'e çıktı. Yalçındağ, bu artışta özellikle Almanya, İtalya, İspanya ve Fransa'ya yapılan satışların belirleyici olduğunu, bu dört ülkenin toplam AB ihracatının yarısını oluşturduğunu aktardı.

Yalçındağ, Türk firmalarının önündeki asıl gündemin yeşil dönüşümü tamamlamak ve dijital ürün pasaportu gibi yeni AB standartlarına uyum sağlamak olduğunu belirtti; ucuz iş gücüne dayalı rekabetin yerini artık hızlı, güvenilir ve yeşil tedarikçi kimliğinin aldığını söyledi. Otomotivde gündeme gelen "Made in Europe" yaklaşımını da yakından izlediklerini belirten Yalçındağ, Gümrük Birliği ilişkisi, aday ülke statüsü ve değer zincirlerindeki bütünleşme sayesinde Türkiye'nin Avrupa sanayi ekosisteminin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı.

Bu tablo, Türk tedarik zincirinin AB'nin yeni sanayi mimarisinde sadece mevzuat uyumuyla değil, stratejik konumlanmayla yer alması gerektiğine işaret ediyor; bu da lojistik ve ihracat firmaları için orta vadede yeni entegrasyon fırsatları anlamına gelebilir.

Kaynak: Anadolu Ajansı