Aslan Group
Sektörel

Avrupa, eski nükleer santral sahalarını batarya depolama tesislerine dönüştürüyor

Almanya başta olmak üzere Avrupa'da EnBW ve RWE gibi şirketler, kapatılan nükleer santral sahalarındaki mevcut şebeke bağlantılarını kullanarak yeni büyük ölçekli enerji depolama tesisleri kuruyor.

Demiralp Öztürk29 Temmuz 20264 görüntülenme
Avrupa, eski nükleer santral sahalarını batarya depolama tesislerine dönüştürüyor

Almanya'nın Baden-Württemberg eyaletindeki eski Philippsburg Nükleer Santrali sahasında enerji şirketi EnBW, 400 megavat güç ve 800 megavatsaat depolama kapasiteli bir batarya tesisi kuruyor. Kamu desteği olmadan finanse edilmesi planlanan projenin bu yıl inşasına başlanması, 2027 sonunda şebekeye bağlanması hedefleniyor. Bavyera'daki eski Gundremmingen Nükleer Santrali sahasında ise RWE, santralin mevcut yüksek gerilim bağlantısını kullanarak yaklaşık 400 megavat güç ve 700 megavatsaat kapasiteli bir başka batarya tesisi inşa ediyor.

Benzer bir dönüşüm eğilimi Avrupa genelinde de gözleniyor. Belçika'da kapatılması planlanan nükleer santral sahalarında fizibilite çalışmaları sürerken, İngiltere'de eski kömür ve termik santral arazileri, şebekeye hazır bağlantıları sayesinde büyük ölçekli depolama yatırımları için öncelikli alanlar arasında değerlendiriliyor. İspanya'da güneş enerjisi üretimindeki hızlı artışla birlikte eski termik santral sahaları da bu dönüşüme hazırlanırken, İtalya'da özellikle güney bölgelerde şebeke esnekliğini artırmaya yönelik projeler hayata geçiriliyor.

Enerji Depolama Endüstrileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Doğa Can Bayram, enerji depolama sistemlerinin güneş ve rüzgar santrallerinden gün içinde üretilen fazla elektriğin depolanarak talebin yüksek olduğu akşam saatlerinde yeniden sisteme verilmesini sağladığını, bunun da elektrik şebekelerine esneklik kazandırdığını belirtti.

Eski santral sahalarının mevcut yüksek gerilim altyapısından yararlanılarak yeniden değerlendirilmesi, yeni hat yatırımı ihtiyacını azaltarak enerji depolama projelerinin daha hızlı ve düşük maliyetle hayata geçmesine imkân tanıyor; bu da yenilenebilir enerjiye dayalı tedarik zincirlerinin güvenilirliği açısından önem taşıyor.

Kaynak: Anadolu Ajansı